Cedi ve Alperen’in milli takım kararları tartışma yarattı! ‘Bu ne ilk ne son, NBA’ye giden oyuncular milli takıma değer vermiyor’, ‘Devşirme oyuncuların katkıları daha büyük sorun’

A Milli Erkek Basketbol Takımı, 12-20 Ağustos’ta ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek FIBA Olimpiyat Ön Elemeleri hazırlıklarını sürdürüyor. Turnuva öncesi takımda Alperen Şengül ve Cedi Osman krizi yaşanıyor.

NBA sezonu boyunca yorulduğunu ifade eden Cedi Osman, dinlenme gerekçesiyle takımdan affını istedi. Sezonu Houston Rockets’ta geçiren Alperen Şengün ise hazırlık maçlarına gelmeden yalnızca resmi maçlarda forma giyme talebinde bulundu. Bu talep federasyon tarafından kabul görmedi.

Bu tutum sosyal medyayı da ikiye böldü. Cedi ve Alperen’e hak verenler olduğu gibi her iki oyuncuyu ağır şekilde eleştirerek, yaz boyu farklı ülkelerde düzenlenen FIVB Voleybol Kadınlar Milletler Ligi’nde mücadele ederek şampiyonluğa ulaşan Filenin Sultanları ile kıyaslayanlar da vardı.

Alperen Şengün ve Cedi Osman dışında, aday kadroya davet edilen devşirme oyunculardan Scottie Wilbekin da milli takımda yer alamayacak. Bir diğer yıldız isim Shane Larkin ise kadroya katılmasına rağmen sakatlık problemi nedeniyle eleme maçlarında forma giyemeyecek. 12 Dev Adam, Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenecek FIBA Olimpiyat Ön Elemeleri’nde İzlanda (12 Ağustos), Bulgaristan (13 Ağustos) ve Ukrayna (15 Ağustos) ile karşı karşıya gelecek.

Peki NBA oyuncularının bu tavrını nasıl değerlendirmek gerekiyor? Basketbol otoritelerinin görüşlerine başvurduk.

‘GELMELERİ İYİ OLURDU AMA BU DURUMU NORMAL KARŞLIYORUM’

Spor yazarı Murat Murathanoğlu, konuya biraz daha Alperen ve Cedi açısından bakanlardan… Murat Murathanoğlu, “Gelmeleri iyi olurdu ama bu tutumu normal karşılıyorum. Baskı sürekli NBA’de oynayan oyuncularımızın üzerinde oluyor. Eskiden beri böyle… Sadece NBA sezonu olarak da bakmamak lazım. Örneğin Cedi geçen yıl milli takımda da yıprandı. Alperen ise şu an çalışıyor. Çalışması da gerekiyor çünkü çok eksikleri var. Daha özel bir oyuncu olabilmek için eksiklerini gidermesi lazım” dedi.

“Eğer elemeleri Alperen ve Cedi olmadan geçemeyecek durumdaysak, başka şeyler konuşmamız gerek” diyen Murathanoğlu, “Sonuçta hâlâ kadroda iki tane NBA oyuncumuz var. Bir de insanlar zannediyor ki oyuncu NBA’e gittiği zaman seviye atlıyor. Tamam, geçmişte Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur seviye atladı. Fakat Semih Erden gitti, geldi ve yine aynı oyuncuydu… Bizim voleybolda olduğu gibi oyuncu yelpazesini genişletmemiz lazım. Zaten iki oyuncuya bağlı kalarak ve sürekli onları konuşarak nereye kadar gidebiliriz?” ifadelerini kullandı.

‘TÜRK OYUNCULARDAN ZİYADE DEVŞİRMELERİN MİLLİ TAKIMA GELİNCE SAKAT OLMALARINI KABULLENEMİYORUM’

Alperen ve Cedi dışında devşirme oyuncuların milli takıma katkı vermemelerinin daha büyük sorun olduğunun altını çizen Murathanoğlu, “Larkin kaç maç oynadı? Milli takıma gelince hep sakat ve Wilbekin da yok… Sonuçta sen Türk pasaportu taşıyorsun. Bu sezon yoklarsa pasaportları geri alınsın. Ben Türk oyunculardan ziyade devşirmelerin bu tutumunu kabullenemiyorum. Örneğin zamanında Emir Preldžić hep gelirdi, sakat da olsa oynardı. Bobby Dixon’ın da sakat oynadığı maçlar var” dedi.

2017 yılında NBA kariyerine adım atan Cedi Osman, transfer sürecinde Cleveland Cavaliers’tan ayrıldı ve San Antonio Spurs ile anlaştı. 

‘BU NE İLK NE SON, NBA’E GİDEN OYUNCULAR MİLLİ TAKIMA DEĞER VERMİYOR’

Yaşanan süreci “Bu durum ilk kez olmuyor. Geçen yıl Ömer Faruk Yurtseven de gelmemişti” diye yorumlayan Fanatik Gazetesi Basketbol Yazarı Gökhan German, “Ömer Faruk’tan önce de başka isimler milli takıma katılmamıştı. NBA’e giden oyuncuların milli takıma yeteri kadar değer vermediklerini düşünüyorum. Ya da genel olarak oyuncularımıza alt yapıdan itibaren milli bilinci aşılayamıyoruz” ifadelerini kullandı. German, şöyle devam etti:

— Cedi Osman, zaten bu yıl gelmeyeceğini söylemişti. Tabii kendi söylemesiyle olmuyor. Federasyonun ve koçun da izin vermesi gerekiyor. Federasyon izin vermedi ve bu durumda milli takıma katılması gerekiyor. Bir de NBA oyuncularına ciddi cezai yaptırım da uygulanmıyor. Sonuç ise ne yazık ki böyle oluyor.

— Alperen ise yaz kampında ve şu an bireysel antrenman yapıyor. Fakat bir hafta erken çıkıp gelebilirdi diye düşünüyorum. Takım idmanı yapmadan, sadece maçlara çıkmak istemek diğer oyunculara büyük haksızlık. O oyuncular 10-15 gündür kamp yaparken Alper’in “Maçlara bir hafta kala geleyim” demesi zaten oyuncular tarafından da kabul görmezdi.

‘YILLARDIR FUTBOLDA DA VOLEYBOLDA DA ‘BEN MİLLİ TAKIMA GELMEK İSTEMİYORUM’ DİYENİ DUYMADIM’

Konuya futbolcular ve voleybolcular çerçevesinden de bakan German, “Yıllardır ‘Bu yaz dinleneceğim, milli formayı giymek istemiyorum’ diyen bir futbolcu duymadım. Şu an yurt dışında en üst düzey futbol oynayan oyuncumuz olarak Hakan Çalhanoğlu’nu söyleyebiliriz. Şampiyonlar Ligi finali sonrası gelip milli formayı giydi. Keza Merih, Çağlar ve diğerleri için de aynı şey geçerli. Fakat konu NBA oyuncularımıza gelince milli formadan çok çabuk vazgeçilebiliyor. Zaten kışın gelmiyorsunuz sadece yaz dönemi var. Bunun üç haftasını milli takıma ayıramıyorlarsa milli bilinç oluşmamış demektir” dedi.

Sosyal medyada Filenin Sultanları’nın örnek gösterilmesini de doğru bulan German, “İnsanların kıyaslamaları çok normal. Voleybolcular Milletler Ligi oynadılar, zorlu maçlar çıkardılar ve yorucu yolculuklar yaptılar. Sonunda da kupaya uzandılar. Bir hafta izin yaptılar ve tekrar başlıyorlar. Biri bile ‘Ben gelmiyorum’ dedi mi?” ifadelerini kullandı.

NBA’de Houston Rockets forması giyen temsilcimiz Alperen Şengün, ikinci sezonundaki başarılı performansının ardından üçüncü sezonuna hazırlanıyor ve bir çıkış daha yaparak Rockets’ı daha iyi noktalara taşımayı hedefliyor

‘KEŞKE GELİP ARKADAŞLARIYLA BU SORUNU ÇÖZMEYE ÇALIŞSAYDI’

Cedi Osman’ın biraz mental olarak yıprandığını söyleyen Basketbol Yazarı Ümit Avcı, “Cedi’nin bu talebine anlam verebiliyorum. Biraz düşünmek, kafasını toplamak istemesi normal. Ama maalesef çok önemli bir turnuvaya denk geldi. FIBA Olimpiyat Ön Elemeleri bizim için çok kıymetli. Takımda olmalıydı… Keşke gelip arkadaşlarıyla birlikte bu sorunu çözmeye çalışsaydı” dedi.

Alperen Şengün’ün davranışının çok üzücü olduğunun altını çizen Avcı, “İyi bir sezondu onun için ama hazırlık maçlarına gelmeden yalnızca resmi maçlarda forma giyeyim isteği pek normal değil. Kendisi henüz 21 yaşında genç bir basketbolcu. Bu tutum, takımdaki diğer oyunculara büyük ayıp. Maçlara çıkmak istediğini ve çok iyi niyetli bir oyuncu olduğunu da biliyorum ama yanlış yönlendirildi herhalde” ifadelerini kullandı.

‘HİDAYET TÜRKOĞLU VE MEHMET OKUR OLDUĞU YILLARDA KİMSE GELİP ‘BEN DİNLENECEĞİM YORGUNUM’ DİYEMEZDİ’

Eski Milli Basketbolcu Hakan Köseoğlu, başarıyı yakaladığımız dönemdeki milli bilince dikkat çekerek “Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur’un oynadığı yıllarda böyle bir şey çok ayıp görülüyordu. Kimse federasyona ‘Ben izin istiyorum, dinleneceğim, çok yoruldum’ diyemezdi. Ama tabii ki bugünkü şartlarda oyuncuları da anlamak gerekiyor” dedi. Köseoğlu, şöyle devam etti:

— Gerçekten çok maç oynuyor ve fazla yıpranıyorlar. Bu yıl Cedi Osman, üç takımlı takasla San Antonio Spurs’e transfer oldu. Farklı bir takıma gidecek. Dinlenmekten çok sanırım biraz çalışmak istemesinden kaynaklanıyor bu karar. Yani yeni bir takım ve çalışarak koçun gözüne girmek istiyor olabilir. Bu açıdan anlayış gösterilebilir.

— Fakat Alperen’in yaptığı bana hiç doğru gelmedi. Genç bir oyuncu ve potansiyeli çok yüksek. Uluslararası arenada ne kadar fazla maç yapar ve ne kadar kaliteli işler çıkarırsa dünya çapında farklı seviyelere çıkabilir. O nedenle Alperen mutlaka burada olmalıydı.

— Her şeyden önemlisi milli takımın elde ettiği en son başarı olarak 2010 Dünya Şampiyonası’ndaki ikinciliği söyleyebiliriz. Sonrası yok… Bu başarısızlığı artık tersine çevirmemiz gerekiyor. Bu turnuvayı da atılacak ilk adım olarak görmeliyiz.

Cedi ve Alperen’in bu isteği federasyon tarafından kabul görmedi. Koç Ergin Ataman da diğer oyunculara haksızlık olacağını ifade ederek bu talebi geri çevirdi.

‘TAKIMDAKİ DİĞER İSİMLER KENDİLERİNİ DAHA ÇOK GÖSTERECEKLERDİR’

Hakan Köseoğlu’na yaşanan bu durumun takım içinde dengeleri etkileyip etkilemeyeceğini sorduğumuzda, “Milli takımımızda, kendi takımlarında çok fazla sorumluluk alabilen oyuncular yok. Daha pozitif olacaklardır. Çünkü basketbolu gerçekten severek isteyerek oynayacak olanlar şu anda kampta…” dedi.

Köseoğlu, “Tabii ‘Alperen ya da Cedi istemiyor’ demem doğru olmaz ama daha fazla isteyen, basketbolu daha fazla seven oyuncu grubu her zaman başarılı oluyor. Bunun örneğini de şöyle vereyim: 2006’da Japonya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda İbrahim Kutluay önderliğinde, yine eksiklerin olduğu takımda başarılı olmuştuk. İlk üçe girememiştik ama altıncı olmuştuk. Bir ya da iki tane ‘ağabey’ olarak adlandıracağımız oyuncu ve basketbola aç gençlerle başarılı olduk. Özetle istekli olan oyuncu grubu her zaman daha güzel işler yapıyor. Yani takımın olumsuz etkilendiğini düşünmüyorum, daha iyisini vereceklerdir” dedi.

Fotoğraflar: İHA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x